Mersindeki kaliteli mersinesc bayanlarla tanışın, Samsundaki samsun escort bayan fırsatlarını yakalayın. Kadıköydeki en özel hizmetler için escort Ataşehir bayanlarını tercih edin! Geceye renk katmak için istanbul vip escort etkinliklerine göz atın.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ZEYTİNE ETKİSİ KONUŞULDU

“16. Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat Festivali” kapsamındaÇamoba köyünde “İklim Değişikliğinin Zeytine Etkisi” konulu panel düzenlendi. TEMA Vakfı Ayvalık İlçeSorumlusu Haluk Aysu’nun yönettiği etkinliğe BoğaziçiÜniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama veAraştırma Merkezi” ve Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’ndenYüksek Ziraat Mühendisi Dr. Ayça Akça Uçkun ve BalıkesirÜniversitesi Edremit Meslek Yüksekokulu ZeytincilikProgramı Öğretim Üyesi Dr. Mücahit Kıvrak konuşmacıolarak katıldı. 

Son üç yılda kuraklığın yeniden konuşulmaya başlandığını, 2019 ve 2020 yıllarının kuraklıkla geçtiğini belirten Prof. Dr. Murat Türkeş, “Ocak ortasına kadar ne sıcaklık düştü ne de yağış oldu. 2020 yılının sonuna geldik, kış gelmedi” dedi. Son 30 yıldır Türkiye’nin büyük bölümünde kuraklık yaşandığınıanlatan Prof. Dr. Türkeş, Ayvalık, Bergama ve Kozak’takikuraklık şiddetinin de artış yönünde olduğunu kaydetti. 

“Artık sıcaklık, yağış ve buharlaşma rejiminin bu coğrafyadadeğiştiğinini biliyoruz” diyen Prof. Dr. Murat Türkeş, “Biryandan kuraklık yaşıyoruz, bir yandan da yağış olmasıdurumunda 30-40 yıl önceye göre afet durumunadönüştüğümüzü görüyoruz. Bunlar insan kaynaklı iklimdeğişikliğinin doğrudan etkileri” diye konuştu. Son yıllardadeğişen iklimle zeytin üretiminde de değişiklik yaşandığınıanlatan Prof. Dr. Murat Türkeş, sıcaklık rejimindeki artışın, ardışık kurak ve sıcak geçen yılların zeytinde rekoltedüşüşüne yol açtığına dikkat çekti. 

Prof. Dr. Murat Türkeş, daha sıcak ve kurak iklimingeleceğini düşününce, zeytin rekoltesinin ve üretimininyapıldığı coğrafyanın değişeceği konusunda üreticileri uyardı. Model çalışmaların gelecekte sıcaklığın arttığı bölgelerdezeytinin azalacağına ilişkin ipuçları verdiğini anlatan Prof. Dr. Türkeş, zeytin üretiminde güney bölgelerden daha serin olankuzey bölgelere, daha yukarılara doğru yöneliş olacağını dilegetirdi. 

Prof. Dr. Türkeş, Türkiye’nin sadece yanlış ve kötü arazikullanımı nedeniyle yüzde 60 oranında bir yandan kuraklığa, bir yandan çölleşmeye meyilli olduğunu, bunun önümüzdekibirkaç on yıl içinde gerçekleşme olasılığı bulunduğunusözlerine ekledi.

Zeytinin iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ürünolduğunu belirten Dr. Ayça Akça Uçkun, zeytinin en çoküretiminin yapıldığı İtalya ve İspanya’da kuraklık açısındanşimdiden modellemelerin yapıldığını anlattı. İklimdeğişiklikleriyle birlikte üretimde yeni liderlerin Avustralya, Çin ve Libya’nın olabileceğini söyleyen Dr. Uçkun, Türkiye’de yakın gelecekte belki de tropikal türlerinüretilebileceğini, zeytin üretiminin kuzeylere doğruçıkacağına dikkat çekti. 

Sıcaklıkta yaşanan 1,5 derecelik artış sonrası üreticilerinilettiği yakınmalara ilişkin bilgi veren Dr. Ayça Akça Uçkun, Akhisar’da zeytinin büzüştüğü, Aydın’da zeytinlerinolgunlaşmadığı yönünde telefonlar aldıklarını, bu bölgede iseaşırı yaprak dökümü yaşandığı bilgisinin geldiğini anlattı. Zeytin üretimine ilişkin sorunların yanı sıra çözümönerilerinden de söz eden Dr. Ayça Akça Uçkun, köydekiüreticilere seslenirken şu görüşleri dile getirdi:

“Kompost uygulaması yapılması, topraktaki organik maddeüretiminin artmasını sağlamamız gerek. Artık toprağı çıplakbırakmayacağız. Yaşadığımız deneyimler atalarımızın yaptığıdoğru uygulamaları, geleneksel yöntemleri bizlere yenidenanımsattı. Zeytinde ara ziraat sistemini kullanmamız gerek. Zeytinin karbondioksit emisyonuna büyük katkısı olduğunugöz ardı edemeyiz. Zeytin ve zeytinyağı hem şifa kaynağıhem de karbondioksit emilimine katkısı var.” 

Sözlerine “Üreticimiz olmasa bir açlık sorunu olacak” diyebaşlayan Dr. Mücahit Kıvrak, küresel ısınma nedeniyle geçenyıl zeytini kısa kollularla hasat ettiklerine dikkat çekti. Dr. Kıvrak, “Sıcaklık nedeniyle zeytinyağı kalitesi aşağı düştü. Yağ kalitesini çok etkiliyor. Koklayıp tattığınızda odun tadıalıyorsak bu kuraklığın etkisinden” dedi. 

Türkiye’nin bitkisel yağ açığı olan bir ülke olduğunukaydeden Dr. Mücahit Kıvrak, “Bir damla yağa ihtiyacımızvar” derken, hasadın olduğu dönemin soğuk olmasıgerektiğini anlattı. Geçen sene zeytinyağınınsoğuklayamadığını, bu nedenle de zeytin ağacının yeterinceürün vermediğini belirten Dr. Kıvrak, “Zeytinde 1000 saattenfazla soğuklama süresine ihtiyacımız var. Bu süre geçen senehiç tutmadı. Sürgünlerin uzayıp gelişmesi için akşamlarısoğuk ve serin olması gerek” diye konuştu.

Küresel ısınma nedeniyle yaşanan fırtınaların daha fazlaartacağını da anlatan Dr. Mücahit Kıvrak, “Üstü açık birfabrikada çalışıyoruz. Bu üstü açık fabrikayı koruyupkollamak zorundayız” diye seslendi. Ayvalık yağının kendineözgü özellikleri olduğuna da değinen Dr. Kıvrak, “Mutfaktayağın kapağını açarsınız salondakinin canı çeker. Ama busene bu özelliği bulamayacaksınız. İklimdeki kuraklıknedeniyle bu özelliği kaybetti” dedi. 

Zeytinliklerdeki yabancı otların kimyasallar yerine doğalgübreyle yok edilebileceğine değinen Dr. Mücahit Kıvrak, “Zeytin ağacına hiç dokunmadan koyunculukla bu sorunuhalledebilirsiniz. Yeniden koyunculuğa, küçük başhayvancılığa dönmek zorundayız. Sizlerin büyük başhayvanlarla uğraşacak zamanı yok artık” görüşünü dilegetirdi. 

Üreticilerden gelen bir soru üzerine, köylülerin üniversiteyeverebileceği bir dilekçeyle kendilerine evlerinde kullanılantüm atıkları kullanarak kompost yapmayı öğretebileceğinibelirten Dr. Kıvrak, “Ama siz de bana artık küçükbaş hayvanyetiştireceğinize söz verin. Küçükbaş hayvancılıkla bu köydenkarbon sıfır atıkla ekolojik köy olalım” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir